RİDA

KIRAŞI

Sevdiğini bilmek

Bir şeyi sevdiğini nereden biliyorsun? Gerçekten, bunu bedenin sana nasıl anlatıyor? Bunun çok önemli ve anla ilişkimizi derinleştiren bir soru olduğunu deneyimliyorum.

Biz, her an, her gün dönüşüyor ve değişiyoruz.

Değişmeyen tek şey içimizde tüm bu değişime tanıklık eden sessiz tanık.

Geçmişte bazı şeyleri sevdiğini bildiğimiz ‘ben’ ile ‘bugünkü ben’ aynı şeylerden zevk ve keyif almıyor olabilir. Ya da gerçekten sevdiğimiz bir şeyi sevdiğimizi düşündüğümüz için onu yaparken tüm benliğimizle yapmıyor ve zihindeki bir fikir ile tüketiyor da olabiliyoruz.

Bu sebeple bir şeyi sevdiğimi nerden biliyorum sorusu, insanı bedenine ve bedensel duyumsamalarına getiriyor.

Sabahları kahve içmeyi mi seviyorum? Onu içtiğimde aldığım keyfi duyumsarsam eğer, anın içerisinde daha çok olmuş olur ve sinir sisteminin aldığı hazzı derinleştiririm. Kahve içmeyi sevdiğim için içerken bin tane şey düşünüyorsam eğer, hoşlandığım şeyi duyumsamadığım için tatmin olmamış da hissedebilirim.

Sevdiğim şeyleri yapıyorum ama bir şekilde bunlardan tatmin olmuyorum diyenler online mi?

Kahve içtiğimde keyif aldığımı nerden biliyorum? Sorusuna yanıtım ‘çünkü güzel, e hoşuma gidiyor, mutlu oluyorum’ ise bu da aslında zihinden gelen bir cevap olabilir. Peki güzel olduğunu nasıl hissediyorsun, mutlu olduğunu nereden biliyorsun?

Genelde bunun cevabı bedende. İşte o zaman anı sindirmiş ve onu adeta yemiş oluyoruz.

Sevdiğimi biliyorum çünkü ‘nefesim genişliyor / bakışlarım yumuşuyor / gögüs kafesim genişliyor / içimden ılık ılık bir şey akıyor / sanki görüş açım genişliyor’ gibi cevaplar duyumsama.

Uzun vadede tatmin ve rahat bir hayat istiyoruz ve bunun yolu bu tip ufak görünen ama büyük etkileri olan şeylerden geçiyor.