RİDA

KIRAŞI

Peter Türk

June 3, 2018

 

 

Péter Türk, Macar neo-avant-garde akımının en önemli sanatçılarından olup 1960'ların sonunda üretmeye başlamış bir sanatçı. Macaristan'da retrospektif sergisine gittim ve bir kaç sebeple çok ama çok etkilendim. 

Sergi, konusu gereği, Türk'ün tüm dönemlerdeki üretimlerini sergiliyor ve üretimlerine paralel olarak hayatı ile ilgili bilgileri ve önemli olayları içeriyordu. 
Benim gibi hayatının en önemli konularından biri 'üretmeyince kendini işe yaramaz hissetmek' olan bir kadın için bazı bilgiler şok edici oldu. Örneğin bir parça üzerinde 14 sene çalışma sabrı ve adanmışlığı ya da 1989 yılında kendi deyimi ile 'Tanrı'nın farkındalığı' deneyimini (ki inanılmaz merak ettim deneyimini tam bir magazin meraklısı gibi) yaşadıktan sonra 2 sene boyunca hiç üretmemek ve tamamen durma durumu.

Bunlar benim deneyimlemekte zorlandığım ve aynı zamanda farklı varoluşların deneyim ve hikayelerini dinlemeyi sevme sebebim. 

Hayatı elini toprağa, pasa, kire bulaştırarak, düşe düşe deneyimle öğrenebilen biri olarak başka insanların hikayeleri bana bu sebeple çok ilham oluyor. 

Gerçek üretimin acelesi, doğanın işleyişi gibi, acelesiz. 

Sordum orada sevgilime de, 'Sence üretmek için acı ve arayış şart mı?' diye. 
Tüm eserlerinde evrenin işleyiş prensiplerinin arayışını, büyük resmin içerisine girme çabasını, durum ve olayların ortak varoluş hallerinin arayışını görebiliyorduk hayatının dönemleri ile ilgili paralel bilgiler verildiği için. 

30 yıllık üretiminde çok net görünen şey belki ona o an içerisinde bulunurken görünmüyor bile olabilir. 

Ne ilginç değil mi? 

Ordan ilham alıp oturdum meditasyona. 

Son 20 senemin sergisine gitmiş olsaydım, ne görürdüm diye. 

Yine başa döndüm sonra da.

Riskli durumların içine girip riskli kararlarla hayatta bir çok yere girip çıkmanın, günün sonunda insan olma deneyimine anlam kattığını düşündüm. Konfor alanından çıkmadan monoton ve aynı deneyimler yaşamaya gelmediğimizi düşündüm.

20 senelik sergimin içerisinde gezmek çok keyifliydi ve hepsinden kalan tek şey de, hayatta 3 boyutu deneyimlemenin keyfi idi. 
 

Please reload