RİDA

KIRAŞI

Güzellik

March 17, 2018

Geçende birlikte çalıştığım ve seans yaptığım harika bir kadın bana şu soruyu sordu: 'Şimdi altın oran diye bir şey var ya hani, çok güzel olduğunu düşündüğün bir kadın karşısında ne hissediyorsun? Kendini hemen kıyaslayıp ezikliyor musun?' dediğinde senelerce bunu ne kadar çok yaptığımı ve kendimi yıprattığımı ve değişim denilen şeyin pat diye olmadığını bazen farketmeden geliştiğini farkettim. Çok fazla güzel kadın görüyorum hatta herkes güzelmiş gibi geliyor moduma göre, çünkü güzellik kavramım değişti. 
Sağlılıklılık, yanında rahat hissetme, kendi bedeni ve varlığı ile rahat etme hali benim yeni güzellik kavramlarımdan oldu. 
Eğer dünyaya baktığım gözlük o an ilüzyon gözlüğümse ve kendimden ya da hayattan memnun değilsem, yani kendi gözlemcimle bağlantımı hissedemiyorsam, kendim dedeğim şey de, her şey de çirkin gelebiliyor. 

Yine başka bir bakış açısındayken kendim de hayat da kadınlar da erkekler de güzel geliyorlar yaydıkları enerjiye göre. 

Bu konu pek konuşulan bir şey değil, güzellik mevzusu... 

Güzel kadın var eğer güzellik sadece 90-60-90'lıksa ancak bir insan diğerinin yanında sadece proporsiyonları düzgün diye vakit geçiremez değil mi? Belki bir süreliğine geçirir ama eninde sonunda içini doyuran, bir şey paylaştığı, kendinden memnun var oluş hali. 

Kavramların içini tekrar doldurma senesindeyiz, hele de bugün yeni ay iken harika bir zaman. 

Senin güzellik algın ne?
Neyi güzel neyi çirkin olarak etiketliyorsun?

Ne kadarı düşünülmüş, ne kadarı sana öğretilmiş ve otomatik?
Etrafımda çok güzel bulduğum insanların özellikleri neler?

 

Yazıyı da canım Zeynep'in içerisinde bulunduğu oluşum olan Kadın Kanalı'ndaki videosu ile tamamlamak istedim. 

Mükemmelliyetçilik ile güzellik arasında nasıl bir bağlantı olabilir sizce?

 

 

 

 

 

Please reload