RİDA

KIRAŞI

Duygulara tutunmak

March 15, 2018

Kriya yoga eğitimimden benden en çok kalan şey, hep bildiğimi sandığım ve unuttuğum bir kavram. 
BEN ile ben arasındaki fark. 

'Çok yorgunum, mutsuzum, huzursuzum' demek ile 'bedenim yorgun, biraz mutsuzluk hissediyorum' demek arasındaki fark. 
Ben ki bu tip 'ufak' değişikliklere aşırı uyuz olan insan, dilime ve dilimden yaydığım enerjiye dikkat ettikçe, boşuna Don Miguel Ruiz'in 'Dört Anlaşma' kitabındaki anlaşmalardan birinin kelimeler ve kullanılan dil olmadığını görüyorum. 

Duygular gelip geçici. 

Bedenin halleri gelip geçici. 

Bazen bir farkediyorum ki, zihinsel olarak 'hüzün hissetmiş olmamın hüznünü' ertesi güne taşıyorum!
Arkadaşım, duygunun orijinali (hüzün) ortada yokken neden hala hüzün hissetmiş olmanın hüznüne tutunuyorsun demezler mi insana? Demiyorlardı, artık diyorum. 

Kendimi hoşnut olmadığım bir duygunun içinde kaybolmuş bulduğumda o duygunun o ana mı yoksa geçmişten getirdiğim ya da gelecek fantazilerimden bir hikayaye mi ait olduğuna bakar oldum. 

Ki çoğu zaman bu ikisinden biri çıkıyor... Manyak mıyım da demeden haaa diyip bırakıyorum, bir oyun gibi. 
Zihni izlemek bu açıdan çok faydalı, çünkü otopilotumun nasıl partilemeyi sevdiğini ve oradan oraya zıpladığını görüyorum. 

Eğer o ana ait ise de izlemeye çalışıyorum duyguyu zihnim darbe yapmadan.

İzlediğimde bir bulut gibi yoğunlaşıp sonra dağıldığını gördüğümde içimde güneşler açıyor.

O geri planda bütün bunları izleyen bilinç ile bir olduğumu hissediyorum. 

Son zamanlarda bulduğum duygu bulut gibi dağılmadığında şunu sormaya başladım ki aldığım cevaplar dudak uçuklatıyor. 

'Bu duyguyu bırakabilir miyim? Bu duyguyu bırakmak istiyor muyum?' O an canımı sıkan duyguya bir bakıyorum ki sıkı sıkı tutunmuşum çünkü ya beni güvende hissettiriyor, ya bana bir faydası olduğunu düşünüyorum ya da birşeyler.

Ama kelimelerimde o an onu hissetmekten memnuniyetsizlik var.

Yok efendim kesin ikna oldum, insan kendine cenneti de cehennemi de aynı senaryo ve düzlem içinde yaratabilir ve tek konu bakış açısı ve kendini tanımladığı şey. 

Bu yazı bir şey ifade etti mi onu bile bilmiyorum. Pek de önemli değil galiba... 

 

 

 

 

 

Please reload