RİDA

KIRAŞI

Ben kimim


Meditasyona ilk başlarken bana mantrayla meditasyonu öğretmişti Ezgi.

Her oturduğunda da bazı sorular sorarak başlıyordun, meditasyona sonra da mantra tekrar etmece.

Sorulardan biri de 'ben kimim'.

Aradan 8 sene geçti. Geçende bir anda farkettim ki soruyu sorma yönlendirmesinin niyeti bir cevap aramak ya da bir kapı açmak değil, ya da en yüzeyinde olan belki bu, ama aslında niyet zihnin yapısını kavratma ve gözlemcinin gözünden görme pratiğini yerleştirerek aslında bilinç seviyesini yükseltme. Çok basit görünen bir pratiğin katman katman derinliklerini gördüğüm zaman büyüleniyorum.

Hocalar boşuna bazı uygulamaları standardize etmiyorlar, tabi anlayana... Böyle durumlarda batıdan doğuya bir gurunun peşine gidenlerin hikayesi aklıma geliyor.

Adam km'lerce bir gurunun peşine cevap aramak ve huzura ermek için gider.

Guru ona 'nefesini gözlemle duvara bakarak' der.

Adam da aylarca bunu pratik eder.

Çünkü konu duvara bakmak ya da nefes almak değildir, pratiğin ve gözlemleme becerisinin ta kendisidir diye...

Soruya verilen cevapların değişkenliği ile bir farkettim ki çooook derinde bir yerde bütün sıfatların, etiketlerin değişkenliğine olan güven yerleşmiş. Benim gibi anksiyete bozukluğu ile boğuşmuş ve bu sebeple meditasyona başlamış ve hayatını değiştirmiş bir insan için tahmin edersiniz ki değişiklik ve değişkenliklere güven duymak epey zor bir hadise...

Eğer tüm olanların, etiketlerin ve sıfatların değişmesiyle ilgili bir problem yaşamaz hale geliyorsa zihin, dinginliğin içindeki dinamiği de evrenin işleyiş şeklini de gözlemleyebilir, ancak ifade edemez.

Bu gözlemler de özle olan bağlantıyı hayatın içindeki değişkenliklere aktarabilme yeteneğini geliştirir.

Çünkü bazı kavramlar ifade edilemez.

Daha doğrusu gözlemlenen durum ifade edildiğinde etiketlenmiş olacağı için gözlemlenen durumla bir kalamaz.

Ben kimim sorusunu sorarak meditasyona oturmak ve cevabın her gün değişebildiğini gerçekten gözlemlemek yapılan meditasyonun süresinden ve uzunluğundan çok daha kıymetli.

Önemli olan da meditasyonu 'yapıp' hayata aynen devam etmek yerine meditatif hali, bakış açısını ve kabullenici barışçıl hali hayata aktarmak değil mi zaten? Hakikaten ben kimim?