RİDA

KIRAŞI

Hindistan - 1

September 1, 2016

1 ay kadar Hindistan'daydım. 

Kertenkele, binbir çeşit böcek ve örümceklerle oda arkadaşlığımı tazeledim, hiç sosyal bir insan olmak istemediğim gerçeği ile yüzleştim, spiritüellikle ilgil kendime koyduğum kalıplardan fenalık gelmesinin acısını yaşadım bir de öğrenciler geldi de arada bir inziva patlattım. 

 

Hindistan şefkatle tokat atan bir anne gibi benim için. 

Hem çok şefkatli hem de çok ağır surata çarpıyor orada her şey.

Direnmediğinde hızlıca dönüşüyor, direndiğinde terbiye edene kadar tokatlıyor. 

Deneyimlendiğim için direnmedim, ezip geçmesine, sarsmasına izin verdim. 

Yeni ilhamlarla, yapmak istediklerimle geri döndüm. 


Bir adam bana Auroville'de flüt öğretti. 

Dersler de 20 dakika sürdü. 3 dakikası konuşma, kalanı bakışa bakışa flüt çalma şeklinde. 

Tüm meditasyonlarım, Matrimandir'deki muhteşem sessizlik, gördüklerim, tanıştıklarım insanlar arasında en etkileyeni onun bir cümlesi oldu. 

"Eğer bir insan içindeki özden koparsa, başkaları üzerinden hizalanmaya ve onay almaya başlar. 

Şimdi derin 3 nefes al, özünle hizalan ve zaten bildiğini flüt aracılığı ile akıt." dedi. Ders bitti. 

Kelimelerin ötesine geçmek ve kalp ile bir şeyleri anlamanın hazzını hayatta başka hiç bir şeyde bulamadım. 

Heralde bu yüzden kendimi bu yola adadım, yazarken farkettim. 
Zihinler geriye azıcık çekilse de dünyada herkeste, zaten ezberlediğimiz basitlikteki gerçekleri kalp ile bir hissetsek. 
Dünya bambaşka ve daha az ilkel olurdu. 

 

 

 

 

Please reload