RİDA

KIRAŞI

Kimlikler

June 7, 2016

Bazen öyle dönemlere ve kafalara giriyorum ki bu yaşıma kadar nasıl yaşadım lan ben diyorum. 

Bazen çok saf ve salak hissediyorum kendimi. Çok zeki ve akıllı hissetmekten daha zor salak ve saf hissetmek, yazı tura olsa da ikisi de. 

Soğan gibi soyuldukça, hayatta ilerledikçe, deneyimleri edindikçe ne kadar bir şey bilmediğimle yüzleşmenin o tatlı şaşkınlığını takip eden bir utanç geliyor. 
Hocamın "Utanç egodan gelir" demesi yankılanıyor beynimde. 

 

Son zamanlarımın konusu kimliklerim(iz). 
İşimizle, ilişkilerimizle, arkadaşlıklarımızla, fiziksel görüntümüzle altını çizdiğimiz ve kendimizi gösterdiğimiz kimliklerimiz ve bu kimliklerin görülmesi için gebermemiz. Gebermem.

Ah ilk terapistimi hatırladım şimdi de her "biz" diye konuştuğumda "BEN" diye düzeltirdi. 

İyi eğitti beni sağolsun. 

 

Kimliklerime olan bağımlılıklarımı gördükçe utana utana sıkıla sıkıla soyunuyorum. 

İstemeye istemeye.  
Korkuyorum da soyundukça. Zarar görmekten. 

Konfor alanlarımda soyunmak hadi kolay ama yeni insanlar, yeni ortamlar içinde çıplak gezmeye çalışmak büyük bir efor(muş). 

Son zamanlarda yepyeni insanlarla yepyeni ortamlarda bulundum. 

Sıkı sıkıya tutunduğum kimliklerim olmadan ben olmaya çalıştım. 
Çok şey öğrendim kendimle ilgili. 
En çok da yolun ne kadar hep başında olduğumu gördüm. 
O kadar ki ortada yol mol kalmadı. Özgürleşmenin bir çeşidini mi deneyimledim ne? 

 

Sizin tutunduğunuz kimlikleriniz neler?
Onları soyununca geriye sizden ne kalıyor? 
Güzel bir çalışma konusu. 
Uyuşmadığımız zamanlar cesurca kendimize bakmak üzere. 

 

 

Please reload