RİDA

KIRAŞI

Kıskançlık

Jung okurken bir tanımı çıktı karşıma kıskançlığın.

Jung diyor ki, insan sevmediğini kıskanır(mış).

Kendisinin tamamen onun olmadığını bildiğinden, onun da aynı şekilde olmasından korktuğu için kıskanır(mış).

O aynı şekilde olursa ne olur? Acı çekeriz. Bir çok eylememizin altındaki acı çekme korkusu yine sahnede...

Yani Jung, kıskançlığı aslında tekil ve kendi kendine bir eylem olarak tanımlıyor.

Ne de sorumluluk aldırıcı bir bakış açısı :) Suçluluktan köklenen, bununla yüzleşemediği için duyguyu yansıtmayı seçen bir eylem.

Geçmişteki, şimdiki, gelecekteki kıskançlıklara objektif olarak bakıp sessizlikte bu bakış açısı ile bakma fikri bana çok iyi geldi. Paylaşmak istedim.