RİDA

KIRAŞI

Sınırlar

March 20, 2016

İlişkiler, sınırları belli bir biçimde açıkça ve kalpten konuşularak yaşansaydı, dünya üzerinde bu kadar problem yaşanmazdı. 

İnsanlara çeşitli sebeplerden sınırlarımızı bildirmekten çekiniyoruz. 

En önemli iki sebebinin bize çocukluğumuzda bunun normal bir şey olduğu öğretilmemesi ve çocukların sınırına saygı duyulmaması olduğunu düşünürüm hep. 

Çocukların sınırına saygı duymamak, onların bir birey olduklarını kabul etmemekten geliyor. Belli bir yaşa gelene kadar (bazen ölene kadar) sadece birilerinden yaşça "büyük" olduğumuz için istediğimiz gibi davranmalarını bekleyebiliyoruz.
Merhaba bireysellik, merhaba sınırlar. 

Başkaların bize çizdiği sınırları ise "ego" "kişisel saldırı" "burnu büyüklük" "kendini üstün görme" hali olarak adlandırabiliyoruz. 

Oysa herkes birbirine "benim için bu davranış kabul edilebilir / bu edilemez" yaklaşımı ile yaklaşmanın yolunu bilseydi ya da birbiri ile şiddetsiz iletişim kurmaya özen gösterseydi, dünyada bu kadar çok çatışma olmazdı. 

 

Hindistan Auroville'de motorumu sürerken bir çello sesi duydum. 

Parkettim hemen. 

Bir kapıdan girdim ve oranın bir ilkokul olduğunu farkettim. 

Bir baktim ki müzik, pencereleri açık bir sınıftan geliyor. 

4-5 yaşlarında 10-12 kadar çocuk bir dairede oturmuş, gözlerini kapamış meditasyon yapıyor, öğretmenleri ise onlara çello çalıyordu. Bitince de sessizlikte kaldılar bir süre. 

Sonra öğretmen sordu: "Kalbinizden ne geçiyor şu an, nasıl hissediyorsunuz?" 

Ağlamaya başladım. 

Bu bireylerin iç seslerini dinlemeleri için onlara alan sağlanması, bir yetişkin olarak kalplerinden geçeni söylemelerine alan açılması, iletişim 101'i bu şekilde öğrenmeleri beni çok etkiledi. 

 

Çocukken biz belki duyulmadık, alan sağlanmadı, eğitim sistemi böyle değildi vs. 

Hepimizin konuyla ilgili sonsuz hikayesi olduğu aşikar. 

Ama artık büyüdük. Artık kendimizden sorumlu bireyler olarak hayatın içerisindeyiz. 
Artık, kalpten iletişim kurmanın, kendi sınırlarımızı iletişime açmanın, başkalarının söylediklerini savunmadan, tepkisel yaklaşmadan dinlemenin seçimi tamamen bizde. 

Biz, nasıl iletişim kurmayı, insanlarla aramızdaki sınırları kurbana girmeden nasıl belirlemeyi seçiyoruz?

Please reload