RİDA

KIRAŞI

Duyguyu yaşamak

Duyguları adlandırmak ile duyguların içimizden akmasına izin vermek arasındaki fark, şifanın kapısının aralandığı yer.

Sakince "sana şu an çok öfkelendim" cümlesinin arkasında bedende yanan o öfke ateşinin hareketine izin verilmiyorsa, bastırılıp duygu zihinselleştiriliyorsa, bu hiç ifade etmeyip karşıya "mesafe koyarak anlamasını beklemek" kadar insanın bedenine zarar veriyor.

Enerji alanları ile ilgili okuyor ve çalışıyorum son zamanlarda.

Bedenin etrafındaki elektromanyetik alan etraftaki her titreşime ve sese duyarlı.

Her duygunun, düşüncenin, varlığın bir titreşim olduğunu düşünürsek aslında alanımızın her an dünyanın geri kalanı ile nefes alır verir gibi alışverişte olduğunu çıkarabiliriz.

Bir olay karşısında zihinden geçen bir düşünce, fizyolojik olarak bir hisse, o da bir duyguya dönüşür diyor bazı psikologlar.

Yüklediğimiz anlamlar, duygu kütuphanesinden geçmiş anıları, geleceğe yansıttığımız korkuları ve kaygıları tetiklediğinde bedende biz hissetmesek de sürekli bir tepkime meydana geliyor.

Hindistan'da nefes ve diyafram üzerine uzmanlaşmış bir kadınla çalıştım.

Onun öğrettiği bir yöntem ile gün içerisinde sürekli diyaframımla iletişim halindeyim..

Evet senelerdir savaş-kaç tepkisini öğretiyordum da, diyafram denen kasın bu kadar anlık gerilmelere, o gerilmelerin nefes darlığında, o darlığın iç sıkıntısına, o sıkıntının ise hemen farkedilmediğinde kas hafızasına dönüşebileceğini bilir miydim? Hayır.

Biri anlatsa anlar mıydım? Hayır.

İnsanın bazı şeyleri kalpten öğrenmesi için gerçekten farkında yaşaması gerekiyor(muş - 1 kere daha gördüm)

Ve biz bu tepkileri, gün içinde bedende, bedenin etrafındaki alanda birikenleri yıkamadan, boşaltmadan, süreçlendirmeden, göndermeden uyuduğumuzda aynı bağırsak içinde biriktiği gibi toksinler varoluşumuzda birikiyor.

Guruların günde 2 kere meditasyon yapılması iyidir demesinin altındaki başka bir sebep de bence bu.

3 boyutu bize tattıran beden denen harika oluşumun gün içinde yaşadıklarını sakin ve sessiz bir alanda süreçlendirmesi gerekiyor.

Bir kaç gün denenmesini öneriyorum, akşam üzeri 10 dakika sessiz kalıp "Bugün hangi duygumu tam anlamı ile yaşamadan biriktirdim?" sorusu ile kalıp nefesler almayı ve o katılaşmayı yumuşatmayı.

Belki o zaman kalbi açıp büyük adımlar atmadan duygularımızı birbirimize ifade edebiliriz.

Ne kadar fark ettirdiğini yazsam da anlatamayacağım. Zaten anlatsam da insan kendi yaşamadan bazı şeyleri öğrenmiyor demiş miydim? Sanırım evet.