RİDA

KIRAŞI

Duyulmamak

March 12, 2016

Dün birine "benim duyulmaya ihtiyacım var" dedim. 

Duymamayı seçti. 

Kafamda bir yerde "eğer bir insan ihtiyacını ifade ederse duyulur" gibi bir kalıp varmış, oluşmuş sinsice - etrafımda bunu yapan insanlar çoklukla olduğu için - konfor alanımdan HOP diye beni dışarı atıverdi. 

Kendimi hiç beklemediğim bir kişi tarafından reddedilmiş hissettim ve ilk hissim şok idi. 
Bu aralar en sevdiğim şey şoku izlemek oluyor. Hayatta amma şok olmuşum da cool maskemi takmışım... Bu da ayrı bir konu. 

Reddedilmek, insanın bence en kısa yoldan çocukluk travmalarına götüren kısa yol. 

Birinin bizi reddetmesi, duymaması sonucu girilen yerler, bir madenin kapısını aralıyor aslında.  

Burada durmak, üzüntüyü süreçlendirmek, kendini duymak adımlarını tek tek yürüdüm. 

Duygunun içimden geçmesine izin vermem, kalbimin kırıklığına pek yardımcı olmadığı gibi farklı biliş seviyelerinde aynı anda farklı anlayış ve duyguları barındıran biz hataları ile mükemmel olan insanların her gününü bir mucize gibi kutlaması gerektiği sonucuna vardım. 
Farklı bakış açılarından duygular, düşünceler, her şey değişiyorsa aslında gerçekten hiç biri gerçek değildir ki? Hem de belki o kadar gerçek. 

Günün sonunda bize kalan ne? Kalpte kalanlar ve seçimler. 

Seçimimi kalp kırıklığımı onurlandırmek ve üzülmekten yana kullandım. 

Kendimi duyunca da rahatladım.

Siz reddedildiğinizde hangi anılara, duygulara, düşüncelere gidiyorsunuz?
Bir bakmak, bu güneş tutulması sonrasındaki 6 aylık dönemde geçmişi şifalandırma zamanı. 

Please reload