RİDA

KIRAŞI

Zıtlıklar

February 14, 2016

Bir psikolojik astroloji seansında doğum haritamda zıtlıkların olduğu söylendiğinde  kendimi biraz rahatlamış hissetmiştim.
Sanki bütün suç bende değilmiş, ara ara beynim boşuna ısınmıyormuş, doğam bunu getiriyormuş diye düşünüp üzerimden yük kalktığını hatırlıyorum.

 


Sınavın ikinci bölümü Hindistan'da karşıma çıktı.
Bir alan, mekanlar, insanlar nasıl bu kadar yumuşakken bu kadar sert olabilirdi?
Hem tertemiz olup -  bazı anlarda insani şartlar dışında nasıl hemencecik çıkılıyordu?
Evet derken hayır kafası sallamak gibi sürekli fiziksel dışavurumunu bendeki bütün bu ikiliğin.
Hindistan beni sarıp sarmaladı.
Anne gibi sardı. Aynı zamanda fabrika ayarlarımı deli gibi sarstı.
Auroville'de altın bir yumurta şeklindeki meditasyon alanının içinde meditasyon yaparken her an dönüşümün içinde yoğrulduğumu gördüm.
Her "vay çok acayip bir yere vardım" dediğimde yeni acayip yerin unuyla suyu karışıyor oluyor. Hamur her seferinde daha kolay karışıp daha lezzetli oluyor.

Türkiye gibi dönüşümü ve gelişimi desteklemeyen bir ortam içinde kaslarımın, inançlarımın, inatlarımın nasıl hamladığını, sertleştiğini gördüm.
Bu sertleşmenin bir dirence, direncin yorgunluğa, yorgunluğun umutsuzluğa, umutsuzluğun günü kurtarmaya hemencecik nasıl paternleşebileceğini farkettim.
"Hayatımdan şikayet ederim ama bunun için hiç bir şey yapmam ve mazeretler üretirim"in altyapısı değil mi bu?
Nefesime döndüm.
Her nefes alışım bir genişleme, her nefes verişim bir daralma...
O genişleme ve daralma içine bıraktım kendimi.
Farkettim ki kalbimle aynı ritimdeyim.

Dönüşüme direnerek yaşamın enerji akışına karşı geliyoruz.
Ve maalesef toplum, topraklar, kültür dönüşümü ve sorgulamayı desteklemiyor.
Kendi kozalarımızdan kendimizin çıkma zamanı.

Please reload